İcap, İslam akid hukukunda sözleşmenin kurulmasına yönelik ilk iradenin açıklanmasını ifade eder; kabul ile birlikte akdin temel unsurlarından birini oluşturmakta ve sözleşmenin geçerliliği bu iki unsurun uyumuna bağlı bulunmaktadır.
İcabın Hukuki İşlevi
Fıkıh kitaplarında akid, icap ve kabulün bir araya gelmesiyle kurulur. İcap, satıcının sattım ya da kiralayanın kiraladım gibi beyanlarıyla ortaya çıkarken; kabul, karşı tarafın bu beyanı benimsediğini gösteren irade açıklamasıdır. Mezhepler arasında tartışılan bir konu, icap ve kabulün hangi sırayla yapılmasının zorunlu olup olmadığı meselesidir. Hanefi fukahasına göre icap-kabul sırasının korunması akdin sıhhatini etkiler.
Çağdaş Fıkıhta İcap
Modern ticaret ve sözleşme hukuku bağlamında İslam hukukçuları icap kavramını yeniden ele almıştır. Telefon, internet veya belge aracılığıyla yapılan icap ve kabulün geçerliliği, mezheplerin orijinal şart koştuğu meclis birliği ilkesi çerçevesinde değerlendirilmiştir. Günümüz İslam hukuku akademisyenlerinin büyük çoğunluğu, anlık iletişim araçlarıyla yapılan sözleşmeleri geçerli saymaktadır.
Sık Sorulan Sorular
İcap ve kabul olmadan sözleşme kurulabilir mi?
Geleneksel fıkıh anlayışına göre hayır; akdin kurulması için her iki tarafın iradesini açıklaması zorunludur. Bazı alimler pratik alışverişlerde açık icap-kabul yerine davranışsal razılığı yeterli görmüştür.
İcabın geri alınması mümkün müdür?
İcap, kabul bildirilmeden önce kural olarak geri alınabilir; ancak bazı mezhepler bu geri alma hakkını sınırlamıştır.
İlgili kavramlar: Akid, Muamelat, Bey, İfa
Bu kavramı sınav formatında pekiştirmek için soru çöz veya özet ders notlarına göz at.
