Cebir, İslam kelam geleneğinde insanın fiillerinin tümüyle Allah’ın zorunlu kılmasıyla gerçekleştiğini, insan iradesinin gerçek anlamda hiçbir payı bulunmadığını savunan kelami görüşü ifade eden kavramdır.
Kavramın Kelam İlmindeki Yeri
Cebir, Arapça “zorlamak, kırmak” kökünden gelir. Kelam literatüründe insanın eylemlerinde gerçek bir irade ve kudretinin bulunmadığını, her şeyin Allah’ın mutlak iradesiyle zorunlu kılındığını savunan anlayışı ifade eder. Bu görüşü benimseyen ekolün mensuplarına “Cebriyye” denir.
Mutlak cebr anlayışı tarihsel olarak bazı aşırı Mürcîe gruplarıyla ilişkilendirilmiştir. Sünni kelamın ana çizgisi ise bu anlayışı reddeder; Eş’ariyye “kesb” kavramıyla insanın sorumluluğunu koruma altına almaya çalışmış, Mâturidiyye ise insanın gerçek bir cüz’î iradesi bulunduğunu kabul etmiştir.
Özgür İrade Tartışması ile İlişkisi
Cebir-irade tartışması İslam’ın erken dönemlerinden itibaren kelamın en temel gündem maddelerinden biri olmuştur. Tam karşı kutbunda “Kaderiyye” yer alır; onlar insan iradesini Allah’ın yaratısından bağımsız kabul etmiştir ki bu da Ehl-i Sünnet tarafından kabul edilmemiştir.
Sünni görüşe göre Allah her şeyi yaratan ve takdir edendir; bununla birlikte insan fiillerinden sorumlu tutulur. Bu denge kavramını ifade etmek için kesb (kazanma) ve ihtiyar (tercih) terimleri kullanılmıştır. Cebr anlayışı ise bu dengeyi çökerteceğinden teklif ve sorumluluğu anlamsız kılacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sık Sorulan Sorular
Cebriyye kimlerdir?
İnsanın hiçbir gerçek iradesinin bulunmadığını ve her eylemin Allah tarafından zorunlu kılındığını savunan kelam ekolüdür.
Ehl-i Sünnet cebir görüşüne nasıl bakar?
Reddeder; insan sorumluluğunu ortadan kaldıracağı için benimsenmez.
Cebir ile kader aynı şey midir?
Hayır; kader Allah’ın her şeyi bilmesi ve takdir etmesidir; cebir ise insanın iradesini tamamen yok sayan aşırı bir görüştür.
İlgili kavramlar: Cebrî, İman, Burhan, İslam
Bu kavramı sınav formatında pekiştirmek için soru çöz veya özet ders notlarına göz at.
