Cebrî, İslam kelam geleneğinde cebir görüşünü benimseyen, insan eylemlerinin tamamen Allah’ın zorlamasıyla gerçekleştiğini ve özgür iradenin var olmadığını kabul eden kişi ya da ekolü tanımlar.
Kavramsal Çerçeve
Cebrî, cebr anlayışını benimseyen kişi veya ekol için kullanılan sıfat biçimidir. Kelam tarihinde Cehmiyye ve bir kısım aşırı Mürcîe mensupları cebrî anlayışı temsil etmiştir. Bu anlayışa göre insan eylemlerini yaratan yalnızca Allah’tır; insanın rolü, elinde olmayan bir kasabı taşınan kılıç gibidir.
Cebrî tutum ahlakî sorumluluğu anlamsız kılabilir: eğer hiçbir eylem insanın gerçek tercihiyle gerçekleşmiyorsa ödül ve ceza mantığı da temelsiz kalır. Bu nedenle ana akım Sünni kelam bu anlayışı eleştirmiş ve insan fiillerinde bir ölçüde özgürlük ve sorumluluk kabul eden dengeli bir konum benimsemiştir.
Tarihsel Bağlam
Cebr-irade tartışması İslam’ın ilk iki asrında çok şiddetli biçimde yaşanmıştır. Siyasi bağlamda bazı Emevî yanlılarının cebrî söylemi benimsediği ileri sürülmüştür; zira bu anlayış mevcut iktidarın Allah’ın zorunlu iradesinin tecellisi olduğu biçiminde yorumlanmaya elverişliydi.
Eş’ariyye ve Mâturidiyye, cebr ile Kaderiyye arasında orta yolu bulmaya çalışmış; insanın kesb (kazanma) ya da ihtiyar (tercih) yoluyla eylemlerine sahip çıktığını savunmuştur. Günümüz kelam çalışmalarında da bu mesele özgür irade-ilahi bilgi ilişkisi bağlamında tartışılmaya devam etmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Cebrîlik ile Eş'arîlik aynı mıdır?
Hayır; Eş’arîlik kesb kavramıyla insan sorumluluğunu korur. Cebrîlik insanın hiçbir gerçek eylemini kabul etmez.
Cebrî anlayış neden eleştirilmiştir?
İnsan sorumluluğunu ve dolayısıyla ödül-ceza sistemini temelden geçersiz kıldığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
İlgili kavramlar: Cebir, İman, Burhan, İslam
Bu kavramı sınav formatında pekiştirmek için soru çöz veya özet ders notlarına göz at.
