Haset, başkasının sahip olduğu nimeti çekememe ve o nimetin ortadan kalkmasını isteme duygusu olup İslam ahlakında kınanan ve kaçınılması gereken kötü bir huy olarak tanımlanır.
Tanımı ve Dinî Hükmü
Haset, bir kişinin başkasında bulunan nimet, başarı veya üstünlüğü çekememesi ve bunların o kişiden gitmesini arzu etmesidir. İslam ahlak literatüründe haset, kalbî kötü huyların (reziletlerin) başında sayılır. Hz. Peygamber hadislerinde hasetten şiddetle kaçınılmasını emretmiş; hasedi ateşin odunu yakması gibi iyilikleri yok eden bir bela olarak nitelendirmiştir. Gıybet ve iftira gibi zararlı davranışlara da zemin hazırlar.
Haset ile Gıpta Arasındaki Fark
Hasedi gıptadan ayırt etmek önemlidir. Gıpta, başkasındaki nimeti yok etmeyi değil, kendisinin de benzerine kavuşmayı istemektir; bu duygu caiz, hatta hayırlı amellerde teşvik edilebilir. Haset ise nimetin gerçek sahibinden gitmesini temenni ettiğinden haram sayılmıştır. Felak suresindeki “hasedin şerrinden” sığınma duası, konunun dinî boyutunu açıkça ortaya koymaktadır.
Sık Sorulan Sorular
İslam'da haset haram mıdır?
Evet; başkasının nimetinin yok olmasını istemek şeklinde tanımlanan haset İslam ahlakında haram ve kalpte yerleşmemesi gereken kötü bir sıfat olarak kabul edilir.
Haset ile gıpta aynı şey midir?
Hayır; gıpta başkasındaki iyiliğe benzerini isteme olup caizdir; haset ise o iyiliğin sahibinden gitmesini isteme olup yasaktır.
İlgili kavramlar: Gıpta, Gıybet, Felak Suresi, Kalbî Hastalıklar
Bu kavramı sınav formatında pekiştirmek için soru çöz veya özet ders notlarına göz at.
