Kefalet, İslam hukukunda bir kişinin başkasının borcunu veya yükümlülüğünü üstleneceğini taahhüt etmesi anlamına gelen bir akittir.
Tanım ve Unsurları
Kefalet, Arapça k-f-l kökünden türemiş olup lügat anlamıyla birini güvence altına almak, sorumluluğunu üstlenmek demektir. Fıkıh terminolojisinde kefalet; kefil, asıl borçlu ve alacaklı olmak üzere üç taraf arasında kurulan bir sözleşmedir. Kefil, borçlunun borcunu ödememesi durumunda bu borcu üstlenmeyi taahhüt eder. İslam hukukçuları kefaleti kefalet-i nefis ve kefalet-i mal şeklinde iki ana gruba ayırmıştır.
Hükmü ve Şartları
Kefalet akdinin geçerli sayılabilmesi için kefilin mükellefiyet ehliyetine sahip, reşit ve akıllı olması şarttır. Alacaklının rızası ise bazı fıkıh ekollerine göre şart, bazılarına göre ise yalnızca tavsiye edilen bir unsurdur. Borçlunun haberdar edilmesi zorunlu değildir ancak kefilin daha sonra borçluya rücu edebilmesi için borçlunun izni aranır. Dört mezhep imamı kefaleti caiz görmüş, şartları ve sonuçları bakımından bazı ayrıntılarda farklı görüşler ortaya koymuştur.
Sık Sorulan Sorular
Kefalet ile kefil arasındaki fark nedir?
Kefalet, taahhüt içeren hukuki sözleşmenin adıdır; kefil ise bu sözleşmede yükümlülüğü üstlenen kişidir.
Borçlunun izni olmadan yapılan kefalet geçerli midir?
Borçlunun izni kefalatin geçerliliği için şart değildir; ancak kefil ileride rücu hakkını kullanmak istiyorsa borçlunun onayını almış olması gerekir.
İlgili kavramlar: Kefil, Kefaret, Kefen
Bu kavramı sınav formatında pekiştirmek için soru çöz veya özet ders notlarına göz at.
