Eda, fıkıhta bir ibadeti vaktinde ve tam olarak yerine getirmek anlamına gelen teknik bir terimdir; kazadan ve iadeden farklı özellikler taşır.
Fıkhî Anlamı
Usul-i fıkıhta eda, bir ibadetin ya da yükümlülüğün belirlenen vakti içinde tam olarak ifa edilmesini ifade eder. Örneğin öğle namazını öğle vaktinde kılmak edadır. Vaktinden sonra kılınırsa kaza, eksik eda edildikten sonra yeniden kılınırsa iade adını alır.
Kullanım Alanları
Eda kavramı yalnızca namazla sınırlı değildir; zekatını zamanında vermek, haccı gerekli şartlarla yapmak, orucu tutmak ve adakları yerine getirmek de birer eda örneğidir. Edanın geçerli sayılabilmesi için niyetle birlikte şartların ve rükünlerin tam yerine getirilmesi gerekmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Eda ile kaza arasındaki fark nedir?
Eda vakti içinde, kaza ise vakti geçtikten sonra yapılan ibadettir.
Eda, iade ve kaza aynı anda mı uygulanabilir?
Hayır; bunlar birbirini dışlayan fıkıh kategorileridir.
İlgili kavramlar: Kaza, İade, İbadet
Bu kavramı sınav formatında pekiştirmek için soru çöz veya özet ders notlarına göz at.
