Has, Arapça kökenli bir terim olup özel, seçkin, saf ve halis anlamlarını taşır; fıkıh usulünde ise tek bir anlama kesin biçimde delâlet eden lafzı ifade eder.
Usul-i Fıkıhta Has Lafız
Usul-i fıkıhta has, yalnızca tek bir fert veya tek bir anlam için konulmuş, bu anlamda açık ve kesin delâlet eden lafzı ifade eder. “Zeyd”, “güneş” gibi özel isimler ile “bir” sayısı has lafız örnekleridir. Has lafzın delâleti katidir; yoruma ve te’vile kapalıdır. Bu özelliğiyle amm (genel) lafızdan ayrılır: amm bir cinsin tüm fertlerine delâlet ederken has belirli bir ferdi veya anlamı doğrudan karşılar.
Genel Dil ve Kültür Kullanımı
Has kelimesi günlük dilde “saf, halis, özel” anlamlarını taşır. Osmanlı döneminde “has” unvanı, padişaha ait özel arazi ve gelir kaynaklarını belirtmek amacıyla kullanılmıştır. “Has bahçe”, “has oda” gibi terkipler saray örgütlenmesinde yaygındır. Tasavvuf dilinde ise has, Hakk’a yakın seçkin kullara verilen bir sıfat olarak da karşımıza çıkar.
Sık Sorulan Sorular
Usul-i fıkıhta has ne demektir?
Tek bir anlam veya fert için konulmuş, o anlamı kesin biçimde gösteren lafzı ifade eder; yoruma kapalıdır.
Has ile amm arasındaki fark nedir?
Amm bir cinsin tüm fertlerini kapsayan genel lafızken has yalnızca belirli bir fert veya anlama delâlet eden özel lafızdır.
İlgili kavramlar: Amm, Lafız, Usul-i Fıkıh, Delâlet
Bu kavramı sınav formatında pekiştirmek için soru çöz veya özet ders notlarına göz at.
