İhtiras, nefsin bir şeyi aşırı biçimde elde etme arzusunu ifade eder; İslam ahlakında hırs ve tamahla yakın ilişkili, kontrol edilmediğinde bireyi ve toplumu tahrip eden bir duygu olarak değerlendirilir.
İhtirasin Tanımı
İhtiras kelimesi Arapça “h-r-s” kökünden türemiş olup bir şeyi şiddetle korumak, ele geçirmeye çalışmak anlamı taşır. İslam ahlak geleneğinde hırs ve ihtiras; mal, makam ve dünyevi çıkara karşı duyulan dizginlenmemiş arzuyu ifade eder. Kur’an-ı Kerim’de insanın mal ve servet hırsı birçok ayette konu edilmiş; bu tutkuya kapılanların hatırlatmadan yararlanamayacağı bildirilmiştir.
İhtirasin Zararları ve Tedbir
İhtiras, kanaatsizlik doğurur; kişiyi sürekli elde etmeye sevk eder ve hiçbir zaman doyuma ulaştırmaz. Peygamber Efendimiz “Âdemoğlunun iki vadi dolusu altını olsa üçüncüsünü ister; Âdemoğlunun karnını yalnızca toprak doldurur” buyurmuştur. İhtirasin panzehiri olarak İslam ahlakçıları kanaat, zühd ve tevekkülü önermiştir. Kontrollü arzu ve çalışma ise ihtirastan farklı olup meşru sayılmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
İhtiras ile azim arasındaki fark nedir?
Azim meşru bir hedef doğrultusunda kararlı çalışmayı ifade ederken ihtiras sınır tanımaz bir açgözlülüktür; birincisi övülmüş, ikincisi yerilmiştir.
İhtirasin ilacı nedir?
İslam ahlakçıları kanaat, zikir, şükür ve ölüm tefekkürünü ihtirasin dengelenmesinde temel araçlar olarak saymıştır.
İlgili kavramlar: Hırs, Kanaat, Zühd
Bu kavramı sınav formatında pekiştirmek için soru çöz veya özet ders notlarına göz at.
