İftihar, kişinin kendisini ya da mensubu olduğu grubun özelliklerini beğenerek övünmesi; İslam ahlakında meşru ve yasak sınırları olan bir duygusal tutumu ifade eder.
İftiharın Sınırları
İftihar Arapça “f-h-r” kökünden türemiş olup övünç duymak, gururlanmak anlamı taşır. İslam ahlakı, kişinin Allah’ın lütfettiği nimetleri O’na şükrederek fark etmesini meşru görmektedir. Ancak bu duygu kibir ve ucba dönüştüğünde, kişi nimeti kendi çabasına bağladığında ya da başkasını küçümseyecek biçim aldığında yasaklanan bir sınıra geçilmiş olur.
Meşru ve Yasak İftihar
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) dünya malı, soy, mevki ve güzellikle övünmeyi yasaklamış; “Asıl övünç sebebi takvadır” buyurmuştur. Buna karşın bir mümin, Allah’ın lütfuyla gerçekleşen hayrı görüp O’na hamd etmesi iftiharın meşru boyutudur. Topluluk adına duyulan övünç de mensubu olunan grubun başkalarını küçük düşürmediği sürece caiz kabul edilmektedir.
Sık Sorulan Sorular
İftihar ile kibir arasındaki fark nedir?
İftihar nimeti Allah’a bağlayan bir memnuniyetken kibir, üstünlüğü kişinin kendine atfetmesi ve başkasını hakir görmesidir.
Atalarıyla övünmek caiz midir?
Peygamber Efendimiz ata ve soyuyla övünmeyi mekruh saymış; asıl değerin kişinin kendi takvası ve ameli olduğunu bildirmiştir.
İlgili kavramlar: Kibir, Ucb, Şükür
Bu kavramı sınav formatında pekiştirmek için soru çöz veya özet ders notlarına göz at.
